Sığacık’tan güçlü mesaj: “Deniz bizim, Sığacık hepimizin”

Default post image
Yazı Özetini Göster
Seferihisar’da Sığacık Körfezi’nde planlanan marina kapasite artışına karşı vatandaşlar, balıkçılar ve sivil toplum temsilcileri bir araya geldi. “Deniz Bizim, Sığacık Hepimizin” sloganıyla düzenlenen buluşmada Seferihisar Belediye Başkan Vekili Fuat Gümüş, projenin çevresel, ekonomik ve afet riski açısından yaratacağı sonuçlara dikkat çekti.
 
Sığacık Sosyal Tesis önünde Seferihisar Belediyesi Atatürk Bandosu’nun dinletisiyle başlayan buluşma, Balıkçı Barınağı’na yapılan yürüyüşle devam etti. Seferihisarlılar, Sığacık Körfezi’nin doğal yapısının ve kıyı yaşamının korunması için bir araya geldi.
 
Balıkçı Barınağı’nda konuşan Seferihisar Belediye Başkan Vekili Fuat Gümüş, kentin gelişmesine ve doğru yatırımlara karşı olmadıklarını ancak Sığacık’ın geleceğini tehdit edecek bir projeye sessiz kalmayacaklarını söyledi.
 
Gümüş, “Biz Seferihisar halkı olarak kentin gelişmesine, kalkınmasına, doğru yatırıma asla karşı değiliz. Körü körüne bir inatlaşmanın peşinde de değiliz. Ama birileri daha fazla kâr edecek diye Sığacık Körfezi’nin nefessiz bırakılmasına, denizin beton bir havuza çevrilip kirletilmesine sonuna kadar karşıyız” dedi.
 
“Doğanın sağladığı avantajın bedelini Sığacık ödememeli”
 
Sığacık Körfezi’nin binlerce yılda oluşmuş doğal bir liman olduğuna dikkat çeken Gümüş, körfezin doğal korunaklı yapısının projeyi yatırımcı açısından cazip hale getirdiğini belirtti. Projenin gerçek maliyetinin ise Sığacık’ın doğasına ve burada yaşayan insanlara çıkacağını vurguladı.
ÇED raporundaki verilere değinen Gümüş, proje kapsamında yaklaşık 11 bin metreküp dolgu ve 162 bin ton hafriyat öngörüldüğünü belirterek deniz çayırlarının, Akdeniz foklarının yaşam alanlarının ve körfezin ekolojik dengesinin risk altında olduğunu söyledi.
 
Projenin istihdam gerekçesine de dikkat çeken Gümüş, işletme döneminde öngörülen kalıcı istihdamın yalnızca 13 kişi olduğunu ifade etti. Buna karşılık Balıkçı Kooperatifi bünyesinde 100’ün üzerinde kayıtlı balıkçının geçimini Sığacık Körfezi’nden sağladığını hatırlattı.
 
Gümüş, “Siz 13 kişiye iş vereceksiniz diye 100 balıkçının rızkını, yüzlerce ailenin ekmek teknesini nasıl riske atarsınız? Bizim balıkçımızın alın teri, o marinaya bağlanacak lüks bir yattan daha mı değersiz? Bunun neresi kamu yararıdır?” diye konuştu.
 
“Afeti yaşamış bir kentin riskleri görmezden gelinemez”
30 Ekim 2020 depremi ve ardından Sığacık’ta yaşanan tsunamiyi de hatırlatan Gümüş, marina kapasite artışı değerlendirilirken afet risklerinin göz ardı edilemeyeceğini söyledi.
 
Gümüş, “Biz afeti yaşamış, canı yanmış bir kentiz. Ancak önümüze konulan raporda tsunami riskine dair bilimsel bir değerlendirme, afet senaryosu ve tahliye planı yok. Afet yaşamış bu kentin insanlarına, felaket riskini halı altına süpüren bir projeyi dayatamazsınız” ifadelerini kullandı.
Marina kapasitesinin artırılmasının Sığacık’taki sorunu kalıcı olarak çözmeyeceğini de belirten Gümüş, doğal limanların sınırsız biçimde yapılaşmaya açılmasının geri dönüşü olmayan sonuçlar yaratabileceğini vurguladı.
 
Konuşmasının sonunda mücadelenin siyasi bir karşıtlık değil, Sığacık’ın doğasını ve yaşamını koruma mücadelesi olduğunu söyleyen Gümüş, şu sözlerle seslendi:
“Seferihisar’ın asıl zenginliği lüks marinalardaki tekne sayısı değildir. Bu kentin gerçek zenginliği masmavi denizi, alnı terli balıkçısı, üreticisi ve tarihi dokusudur. Biz bu kıyıları ranta ve ucuz hesaplara teslim etmeyeceğiz. Denizimize, kıyımıza ve çocuklarımızın emanetine sonuna kadar sahip çıkacağız.”
 
Buluşma, katılımcıların Sığacık’ın geleceğine ilişkin dileklerini dilek ağacına bırakmasıyla sona erdi.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Yazı Sayısı 8615

Bir Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer Yazılar